Permeate ne demek? Türkçe anlamı

Okunuş: /ˈpɜː.mi.eɪt/

Türkçe anlamı

  1. yayılmak (VERB)
  2. nüfuz etmek, sızmak (VERB)

Örnek cümleler

  • The smell of fresh bread permeated the whole house. — Taze ekmek kokusu bütün eve yayıldı.
  • A sense of suspicion began to permeate the office. — Ofise bir şüphe duygusu yayılmaya başladı.
  • Traditional values still permeate daily life. — Geleneksel değerler günlük hayata hâlâ nüfuz ediyor.

Eş anlamlıları: diffuse, spread, permeate, infuse, seep, pervade

Zıt anlamlıları: contain, restrict, seal, limit, confine, block, obstruct, prevent, surface, remain on the outside, repel

Kökeni

Latince 'per-' (içinden, boyunca) ve 'meare' (geçmek, akmak) fiilinin birleşiminden oluşan 'permeare' kelimesinden gelir. Bir sıvının, kokunun veya fikrin bir şeyin her noktasına nüfuz etmesi, yayılmasıdır.

Seviye: C1