Seep ne demek? Türkçe anlamı
Okunuş: /siːp/
Türkçe anlamı
- sızmak (VERB)
- yayılmak, işlemek (VERB)
- sızıntı (NOUN)
Örnek cümleler
- Water began to seep through the cracks in the basement wall after the heavy tropical storm. — Şiddetli fırtınadan sonra bodrum duvarındaki çatlaklardan su sızmaya başladı.
- Scientists are concerned that toxic waste could seep into the regional groundwater supply. — Bilim insanları, zehirli atıkların bölgesel yer altı suyuna sızabileceğinden endişeleniyor.
- Political corruption began to seep into every department of the national government. — Siyasi yolsuzluk, ulusal hükümetin her dairesine sızmaya başladı.
Eş anlamlıları: leak, drip, seep, ooze, permeate, diffuse, spread, seepage
Zıt anlamlıları: plug, seal, stop, hold, contain, rapid, quick, swift, concentrated, dense, solid, block
Kökeni
Eski İngilizce 'sipian' (ıslanmak, damlamak) kelimesinden evrilmiştir. Bir sıvının veya mecazi olarak bir bilginin yavaş yavaş, küçük gözeneklerden veya çatlaklardan sızması, akması demektir.
Seviye: C1