Restrict ne demek? Türkçe anlamı
Okunuş: /rɪˈstrɪkt/
Türkçe anlamı
- sınırlamak, kısıtlamak (VERB)
Örnek cümleler
- The committee decided to restrict the scope of the research paper. — Komite, araştırma makalesinin kapsamını sınırlamaya karar verdi.
- Policy changes aim to restrict access to sensitive data for unauthorized personnel. — Politika değişiklikleri, yetkisiz personel için hassas verilere erişimi kısıtlamayı amaçlıyor.
- Critics argue that excessive regulations restrict individual freedom of expression. — Eleştirmenler, aşırı düzenlemelerin bireysel ifade özgürlüğünü kısıtladığını savunuyor.
Eş anlamlıları: restrict, limit, curb, constrain, confine, curtail
Zıt anlamlıları: expand, enlarge, encompass, extend, prolong, lengthen, increase, boost
Seviye: B2