Fair ne demek? Türkçe anlamı

Okunuş: /fɛər/

Türkçe anlamı

  1. adil, dürüst (ADJECTIVE)
  2. açık tenli (ADJECTIVE)
  3. makul, idare eder (ADJECTIVE)
  4. fuar, panayır (NOUN)
  5. güzel (ADJECTIVE)

Örnek cümleler

  • The judge ensured a fair trial for all defendants. — Yargıç, tüm sanıklar için adil bir yargılama yapılmasını sağladı.
  • It's not fair! — Bu adil değil!
  • She has fair skin and light brown hair. — Açık tenli ve açık kahverengi saçlı.

Eş anlamlıları: just, equitable, impartial, fair-minded, pale, light-colored, reasonable, adequate, sufficient, acceptable, fair-skinned, expo

Zıt anlamlıları: biased, prejudiced, unjust, corrupt, dark, deep, black, insufficient, inadequate, lacking, unfair, excessive

Kökeni

Eski Cermen kabilelerinde bir kadının veya havanın 'göze çok hoş gelen, lekesiz, güzel' olmasını tanımlardı (my fair lady). Bu lekesizlik/temizlik anlamı zamanla ahlaki temizliğe kayarak 'tarafsız, dürüst ve adil' anlamına evrildi.

Seviye: A2