Deep ne demek? Türkçe anlamı

Okunuş: /diːp/

Türkçe anlamı

  1. derin (ADJECTIVE)
  2. yoğun, güçlü (ADJECTIVE)
  3. kalın, pes (ADJECTIVE)
  4. koyu (ADJECTIVE)

Örnek cümleler

  • The water is very deep here. — Su burada çok derindir.
  • He dug a deep hole in the garden. — Bahçede derin bir çukur kazdı.
  • I have deep feelings for her. — Ona karşı derin duygularım var.

Eş anlamlıları: Profound, Deep-seated, subterranean, Intense, Acute, thick, dense, heavy, deep, dark, deep-colored, inky

Zıt anlamlıları: shallow, superficial, Trivial, lasting, permanent, enduring, Weak, Mild, Slight, thin, light, pale

Kökeni

Eski İngilizce 'deop' kelimesinden gelir ve Proto-Cermen dilindeki '*deupaz' köküne dayanır. Yüzeyden tabana doğru olan o büyük mesafeyi (derin) ifade eder. Soyut olarak ise yüzeysel olmayan, akıl ve duygu dolu 'derin' mevzuları veya uykuyu (deep sleep) betimler.

Seviye: A2

Bu kelime şu masallarda geçiyor