Disadvantage ne demek? Türkçe anlamı

Okunuş: /ˌdɪs.ədˈvɑːn.tɪdʒ/

Türkçe anlamı

  1. dezavantaj, mahzur (NOUN)
  2. zarar, aleyh (NOUN)
  3. mahrumiyet, yoksunluk (NOUN)

Örnek cümleler

  • One disadvantage of living in the city is the noise. — Şehirde yaşamanın bir dezavantajı gürültüdür.
  • A lack of experience puts him at a disadvantage. — Deneyim eksikliği onu dezavantajlı duruma düşürüyor.
  • High interest rates are a major disadvantage for borrowers. — Yüksek faiz oranları borç alanlar için büyük bir dezavantajdır.

Eş anlamlıları: drawback, disadvantage, shortcoming, weakness, liability, deprivation, disenfranchisement, poverty

Zıt anlamlıları: benefit, asset, strength, merit, Advantage, Opportunity, Privilege, Affluence, Prosperity, Wealth

Kökeni

'Advantage' (avantaj/öncelik) kelimesinin başına Fransızca olumsuzluk eki getirilerek oluşturulmuştur. Yarışta veya hayatta kişiyi rakiplerinin gerisinde bırakan o 'dezavantaj / eksiklik' durumunu anlatır.

Seviye: B1