Affluence ne demek? Türkçe anlamı

Okunuş: /ˈæf.lu.əns/

Türkçe anlamı

  1. refah, zenginlik (NOUN)

Örnek cümleler

  • The country's increasing affluence is visible in the new luxury apartments being built in the capital. — Ülkenin artan refahı, başkentte inşa edilen yeni lüks dairelerde açıkça görülüyor.
  • High levels of affluence often lead to a significant increase in the consumption of luxury goods. — Yüksek refah seviyeleri genellikle lüks tüketim mallarının kullanımında önemli bir artışa yol açar.
  • Despite the general affluence of the nation, there are still pockets of extreme poverty in rural areas. — Ulusun genel zenginliğine rağmen, kırsal bölgelerde hâlâ aşırı yoksulluk içindeki kesimler var.

Eş anlamlıları: wealth, affluence, prosperity, opulence

Zıt anlamlıları: poverty, destitution, scarcity, hardship, struggle, deprivation

Kökeni

Latince 'ad-' (-e doğru) ve 'fluere' (akmak) kelimelerinden türeyen 'affluere' (bolca akmak, bir yere doğru çağlamak) fiiline dayanır. Harika bir nehir metaforu taşır: Zenginliğin, paranın ve imkanların bir insanın veya bölgenin üzerine adeta 'kesintisiz bir su gibi gürül gürül akması, refah getirmesi' mantığından türemiştir.

Seviye: C1