Sluggish ne demek? Türkçe anlamı

Okunuş: /ˈslʌɡɪʃ/

Türkçe anlamı

  1. yavaş, ağır (ADJECTIVE)
  2. durgun (ADJECTIVE)
  3. uyuşuk, halsiz (ADJECTIVE)

Örnek cümleler

  • The sluggish pace of the bureaucracy frustrated the investors. — Bürokrasinin ağır işleyişi yatırımcıları hayal kırıklığına uğrattı.
  • The river was sluggish due to the recent rainfall, moving at a crawl. — Son yağışlar nedeniyle nehir yavaş, adeta sürünerek akıyordu.
  • The sluggish current made it difficult for the small boat to navigate. — Yavaş akıntı, küçük teknenin yol almasını zorlaştırdı.

Eş anlamlıları: sluggish, lethargic, inert, torpid, slow-moving, recessionary, stagnant, dull, inactive

Zıt anlamlıları: vigorous, rapid, brisk, active, booming, expanding, robust, energetic, lively

Seviye: C1