Sluggish ne demek? Türkçe anlamı
Okunuş: /ˈslʌɡɪʃ/
Türkçe anlamı
- yavaş, ağır (ADJECTIVE)
- durgun (ADJECTIVE)
- uyuşuk, halsiz (ADJECTIVE)
Örnek cümleler
- The sluggish pace of the bureaucracy frustrated the investors. — Bürokrasinin ağır işleyişi yatırımcıları hayal kırıklığına uğrattı.
- The river was sluggish due to the recent rainfall, moving at a crawl. — Son yağışlar nedeniyle nehir yavaş, adeta sürünerek akıyordu.
- The sluggish current made it difficult for the small boat to navigate. — Yavaş akıntı, küçük teknenin yol almasını zorlaştırdı.
Eş anlamlıları: sluggish, lethargic, inert, torpid, slow-moving, recessionary, stagnant, dull, inactive
Zıt anlamlıları: vigorous, rapid, brisk, active, booming, expanding, robust, energetic, lively
Seviye: C1