Dull ne demek? Türkçe anlamı
Okunuş: /dʌl/
Türkçe anlamı
- sıkıcı (ADJECTIVE)
- kör, keskin olmayan (ADJECTIVE)
- mat, donuk (ADJECTIVE)
- boğuk, künt (ADJECTIVE)
- kapalı, bulutlu (ADJECTIVE)
Örnek cümleler
- The movie was so dull that I fell asleep. — Film o kadar sıkıcıydı ki uyuyakaldım.
- His voice was dull and monotone, making the lecture hard to follow. — Sesi sıkıcı ve tekdüze olduğundan dersi takip etmek zordu.
- The knife was too dull to cut the vegetables properly. — Bıçak sebzeleri düzgün kesmek için çok kördü.
Eş anlamlıları: boring, tedious, dull, uninteresting, blunt, rounded, drab, lifeless, uninspired, muted, overcast, gloomy
Zıt anlamlıları: Engaging, Stimulating, Fascinating, Interesting, Exciting, Lively, Sharp, Keen, Alert, Pointed, Edged, Vibrant
Kökeni
Eskiden zihni yavaş işleyen 'aptal' anlamındaydı. Zamanla keskinliğini yitirmiş (kör bıçak), parıltısını kaybetmiş (mat renk) veya heyecanını yitirmiş (sıkıcı film) anlamını aldı.
Seviye: B2