Dull ne demek? Türkçe anlamı

Okunuş: /dʌl/

Türkçe anlamı

  1. sıkıcı (ADJECTIVE)
  2. kör, keskin olmayan (ADJECTIVE)
  3. mat, donuk (ADJECTIVE)
  4. boğuk, künt (ADJECTIVE)
  5. kapalı, bulutlu (ADJECTIVE)

Örnek cümleler

  • The movie was so dull that I fell asleep. — Film o kadar sıkıcıydı ki uyuyakaldım.
  • His voice was dull and monotone, making the lecture hard to follow. — Sesi sıkıcı ve tekdüze olduğundan dersi takip etmek zordu.
  • The knife was too dull to cut the vegetables properly. — Bıçak sebzeleri düzgün kesmek için çok kördü.

Eş anlamlıları: boring, tedious, dull, uninteresting, blunt, rounded, drab, lifeless, uninspired, muted, overcast, gloomy

Zıt anlamlıları: Engaging, Stimulating, Fascinating, Interesting, Exciting, Lively, Sharp, Keen, Alert, Pointed, Edged, Vibrant

Kökeni

Eskiden zihni yavaş işleyen 'aptal' anlamındaydı. Zamanla keskinliğini yitirmiş (kör bıçak), parıltısını kaybetmiş (mat renk) veya heyecanını yitirmiş (sıkıcı film) anlamını aldı.

Seviye: B2