Curtail ne demek? Türkçe anlamı
Okunuş: /kərˈteɪl/
Türkçe anlamı
- kısıtlamak, kısaltmak (VERB)
- yarıda kesmek (VERB)
Örnek cümleler
- The government had to curtail public spending due to the unexpected economic recession. — Hükümet, beklenmedik ekonomik durgunluk nedeniyle kamu harcamalarını kısıtlamak zorunda kaldı.
- Severe weather conditions forced the expedition team to curtail their stay in the Antarctic. — Şiddetli hava koşulları, keşif ekibini Antarktika'daki kalış sürelerini kısaltmaya zorladı.
- The new legislation aims to curtail the power of large monopolistic corporations. — Yeni yasa, büyük tekelci şirketlerin gücünü sınırlandırmayı amaçlıyor.
Eş anlamlıları: reduce, limit, curtail, abbreviate, abridge, shorten
Zıt anlamlıları: increase, expand, augment, enlarge, extend, amplify, prolong, lengthen
Kökeni
Eski çağlarda atların veya köpeklerin 'kuyruğunu kesmek' anlamına gelirdi. Günümüzde bir bütçeyi, süreyi veya birinin özgürlük haklarını kesinti yaparak kısıtlamak, azaltmak.
Seviye: C1