Reassuring ne demek? Türkçe anlamı
Okunuş: /riːˈɛʃərɪŋ/
Türkçe anlamı
- güven verici, rahatlatıcı (ADJECTIVE)
Örnek cümleler
- His calm voice was very reassuring during the crisis. — Kriz sırasında sakin sesi çok rahatlatıcıydı.
- The doctor gave her reassuring words about her recovery. — Doktor, iyileşmesi hakkında ona güven verici sözler söyledi.
- She found the puppy's presence reassuring after a long day. — Uzun bir günün ardından köpeğin varlığını güven verici buldu.
Eş anlamlıları: comforting, soothing, reassuring
Zıt anlamlıları: anxious, worried, uncertain, doubtful
Kökeni
'Reassure' fiilinin sıfat halidir. Kaygıyı azaltan, güven veren, iç rahatlatıcı tavır veya sözleri niteler.
Seviye: B2