Anxious ne demek? Türkçe anlamı

Okunuş: /ˈæŋkʃəs/

Türkçe anlamı

  1. endişeli, kaygılı (ADJECTIVE)

Örnek cümleler

  • She felt anxious about her job interview the next day. — Ertesi günkü iş görüşmesi hakkında endişeli hissediyordu.
  • I am anxious about the exam. — Sınav konusunda endişeliyim.

Eş anlamlıları: anxious, apprehensive, nervous, uneasy

Zıt anlamlıları: Calm, Relaxed, Content, Confident, Composed, At ease

Kökeni

'Anxiety' kelimesinin kökeni olan Latince 'anxius' (içi daralmış, huzursuzlukla kavrulan) sıfatının doğrudan İngilizceleşmiş halidir. Zihni ve kalbi gelecekteki kötü ihtimallerle meşgul olan 'endişeli/kaygılı' kişileri niteler.

Seviye: B1