Privileged ne demek? Türkçe anlamı
Okunuş: /ˈprɪv.əl.ɪdʒd/
Türkçe anlamı
- ayrıcalıklı (ADJECTIVE)
- mahrem, gizli (ADJECTIVE)
- yüksek yetkili (ADJECTIVE)
Örnek cümleler
- Coming from a wealthy family, she had a very privileged upbringing with the best education. — Varlıklı bir aileden geldiği için en iyi eğitimle çok ayrıcalıklı bir çocukluk geçirdi.
- Critics argue that the current legal system provides a privileged status to certain international corporations. — Eleştirmenler, mevcut yasal sistemin belirli uluslararası şirketlere ayrıcalıklı bir statü sağladığını savunuyorlar.
- Information shared between a lawyer and their client is considered privileged and cannot be used in court. — Bir avukat ile müvekkili arasında paylaşılan bilgiler mahrem sayılır ve mahkemede kullanılamaz.
Eş anlamlıları: exclusive, privileged, elite, superior, confidential, secret, private, clandestine, authorized, high-level, elevated
Zıt anlamlıları: common, ordinary, basic, restricted, limited, denied, open, visible, disclosed, public, accessible, known
Kökeni
Latince 'privus' (özel) ve 'lex/legis' (yasa) kelimelerinin birleşimi olan 'privilegium' (kişiye özel yasa) kelimesine '-ed' sıfat ekinin eklenmesiyle oluşmuştur. Toplumun genelinden daha fazla hakka, avantaja veya zenginliğe sahip ayrıcalıklı kişileri anlatır.
Seviye: B2