Exclusive ne demek? Türkçe anlamı
Okunuş: /ɪkˈskluː.sɪv/
Türkçe anlamı
- özel, münhasır (ADJECTIVE)
- seçkin, ayrıcalıklı (ADJECTIVE)
- birbirini dışlayan (ADJECTIVE)
Örnek cümleler
- The local newspaper published an exclusive interview with the reclusive world-renowned scientist. — Yerel gazete, dünyaca ünlü münzevi bilim insanıyla yapılan özel bir röportaj yayımladı.
- Television channels often battle to secure exclusive broadcast rights for major international sports events. — Televizyon kanalları, büyük uluslararası spor etkinlikleri için özel yayın haklarını elde etmek amacıyla sıklıkla savaşırlar.
- The company was granted exclusive rights to distribute the new medication in the region. — Şirkete, bölgede yeni ilacı dağıtma konusunda münhasır hak verildi.
Eş anlamlıları: private, exclusive, restricted, limited, select, separate, distinct, isolated, unrelated
Zıt anlamlıları: public, common, Universal, general, ordinary, shared, communal, mutual, intersecting
Kökeni
Herkesin içeri girmesine veya faydalanmasına kapıları kapalı (exclude) olan; yalnızca para, statü veya davetiye sahibi belirli kişilere ait; seçkin, ayrıcalıklı.
Seviye: B2