Keen ne demek? Türkçe anlamı
Okunuş: /kiːn/
Türkçe anlamı
- hevesli, istekli (ADJECTIVE)
- keskin (ADJECTIVE)
- güçlü, yoğun (ADJECTIVE)
Örnek cümleler
- He's very keen on playing football this weekend. — Bu hafta sonu futbol oynamaya çok hevesli.
- The students were keen to learn more about the topic. — Öğrenciler konu hakkında daha fazla bilgi edinmeye istekliydi.
- The knife had a keen edge, making it easy to slice through the vegetables. — Bıçağın keskin bir kenarı vardı, bu da sebzeleri kolayca dilimlemeyi sağlıyordu.
Eş anlamlıları: eager, enthusiastic, keen-eyed, impassioned, sharp, acute, razor-sharp, piercing, intense
Zıt anlamlıları: apathetic, indifferent, uninterested, listless, lethargic, bored, Dull, rounded, blunt, Obtuse, Mild, Shallow
Kökeni
Eski İngilizcede 'cēne' (cesur, yiğit) anlamında kullanılırdı. Zamanla anlam kaymasıyla 'keskin' (bıçak ya da zekâ için) ve 'bir şeye karşı büyük istek duymak' anlamlarını kazandı.
Seviye: B2