Faint ne demek? Türkçe anlamı

Okunuş: /feɪnt/

Türkçe anlamı

  1. bayılmak (VERB)
  2. hafif, belli belirsiz (ADJECTIVE)
  3. halsiz, baygın (ADJECTIVE)

Örnek cümleler

  • She felt dizzy and began to faint. — Başının döndüğünü hissetti ve bayılmaya başladı.
  • The heat caused many people to faint during the ceremony. — Sıcak, tören sırasında birçok kişinin bayılmasına neden oldu.
  • We could see a faint light in the distance. — Uzaktan soluk bir ışık görebiliyorduk.

Eş anlamlıları: faint, pass out, lose consciousness, dim, pale, subtle, weak, ghostly, feeble, drained, listless

Zıt anlamlıları: awake, conscious, vigorous, alert, sharp, lucid, Vivid, Bright, Obvious, Intense, Strong, Powerful

Kökeni

Eski Fransızca 'savaştan kaçmak için hasta numarası (fingere) yapan asker' demekti. Zamanla bu numara gerçek algılandı; fiziksel gücünü yitirip bayılmak veya çok uzaklardan gelen cılız, zayıf (ses, ışık, nabız).

Seviye: B2