Entertaining ne demek? Türkçe anlamı
Okunuş: /ˌɛntərˈteɪnɪŋ/
Türkçe anlamı
- eğlenceli (ADJECTIVE)
- ağırlamak (VERB)
- değerlendirmek (VERB)
Örnek cümleler
- The movie was incredibly entertaining, keeping the audience on the edge of their seats. — Film inanılmaz derecede eğlenceliydi, seyirciyi koltuklarına kilitlemişti.
- She found his stories highly entertaining and always looked forward to hearing them. — Onun hikayelerini çok eğlenceli buluyordu ve her zaman dinlemeyi dört gözle beklerdi.
- They spent the entire weekend entertaining friends and family at their summer house. — Tüm hafta sonunu yazlık evlerinde arkadaşlarını ve ailelerini ağırlayarak geçirdiler.
Eş anlamlıları: amusing, entertaining, diverting, enjoyable, host, receive, accommodate, welcome, contemplate, ponder, mull over, reflect
Zıt anlamlıları: boring, dull, tedious, snub, ignore, dismiss, reject
Kökeni
İnsanın dikkatini dağıtıp neşelendiren; izlemesi, okuması veya dinlemesi son derece eğlenceli ve keyifli olan.
Seviye: B1