Encouraging ne demek? Türkçe anlamı
Okunuş: /ɪnˈkɜːrɪdʒɪŋ/
Türkçe anlamı
- cesaret verici (ADJECTIVE)
- umut verici (ADJECTIVE)
- destekleyici (ADJECTIVE)
Örnek cümleler
- Your positive feedback was very encouraging. — Olumlu geri bildiriminiz çok moral vericiydi.
- The coach gave the team some encouraging words before the game. — Antrenör, maç öncesinde takıma bazı cesaretlendirici sözler verdi.
- She gave an encouraging speech to the students. — Öğrencilere cesaretlendirici bir konuşma yaptı.
Eş anlamlıları: heartening, uplifting, motivating, hopeful, stimulative, supportive, helpful
Zıt anlamlıları: discouraging, disheartening, depressing
Kökeni
İnsanın içini rahatlatan, umut ve cesaret aşılayan, eyleme geçmeyi destekleyen (ör: encouraging news / umut verici haber).
Seviye: B1