Depressing ne demek? Türkçe anlamı
Okunuş: /dɪˈprɛsɪŋ/
Türkçe anlamı
- iç karartıcı (ADJECTIVE)
- düşürücü, baskılayıcı (ADJECTIVE)
Örnek cümleler
- The constant rain made the whole day feel incredibly depressing. — Sürekli yağmur bütün günü inanılmaz derecede iç karartıcı hissettirdi.
- The economic forecasts for the next quarter are rather depressing. — Gelecek çeyrek için ekonomik tahminler oldukça karamsar.
- It's depressing to think about the irreversible damage to the environment. — Çevreye verilen geri dönülmez zararı düşünmek iç karartıcı.
Eş anlamlıları: bleak, gloomy, dismal, dreary, dampening, discouraging, demoralizing, dispiriting
Zıt anlamlıları: uplifting, cheerful, encouraging, stimulating
Kökeni
Yapısı, sunduğu hava veya barındırdığı kasvet nedeniyle insanın içini karartan, enerjisini emen ve onu 'bunalımlı/iç karartıcı' bir moda sokan durumları niteler (depressing weather - iç karartıcı hava gibi).
Seviye: B2