Disquiet ne demek? Türkçe anlamı

Okunuş: /dɪsˈkwaɪət/

Türkçe anlamı

  1. huzursuzluk, rahatsızlık (NOUN)

Örnek cümleler

  • There was a palpable sense of disquiet among the crowd before the announcement. — Duyuru yapılmadan önce kalabalık arasında hissedilir bir huzursuzluk vardı.
  • The sudden change in routine caused a deep disquiet in the normally stable community. — Rutinindeki ani değişiklik, normalde istikrarlı olan toplulukta derin bir rahatsızlığa neden oldu.
  • She felt a growing disquiet about her financial future. — Mali geleceği hakkında artan bir endişe hissetti.

Eş anlamlıları: unease, anxiety, restlessness

Zıt anlamlıları: calmness, tranquility

Kökeni

Sessizliği ve sükuneti (quiet) bozan; insanın içini kemiren huzursuzluk, kaygı veya tedirginlik hissi.

Seviye: C1