Anxiety ne demek? Türkçe anlamı

Okunuş: /æŋˈzaɪəti/

Türkçe anlamı

  1. kaygı (NOUN)
  2. anksiyete (NOUN)

Örnek cümleler

  • She felt a surge of anxiety before her job interview. — İş görüşmesi öncesinde bir kaygı dalgası hissetti.
  • His anxiety about the future kept him awake at night. — Geleceğe dair endişesi onu geceleri uykusuz bıraktı.
  • He was diagnosed with an anxiety disorder after experiencing frequent panic attacks. — Sık sık panik atak geçirdikten sonra kendisine anksiyete bozukluğu tanısı kondu.

Eş anlamlıları: apprehension, nervousness, unease, worry, anxiety

Zıt anlamlıları: Calmness, Composure, Tranquility, Relief, Serenity, Contentment, Relaxation, Peacefulness

Kökeni

Latince 'angere' (boğmak, göğsü daraltmak, can yakmak) fiilinden türeyen 'anxius' (korku ve huzursuzlukla daralmış) sıfatının 'anxietas' formundaki isim halidir. Gelecekteki belirsizliklere karşı insanın içinde uyanan o nefes kesici, boğucu 'endişe, kaygı ve kuruntu' durumunu çok net bir fiziksel daralma metaforuyla anlatır.

Seviye: B1