Constraint ne demek? Türkçe anlamı

Okunuş: /kənˈstreɪnt/

Türkçe anlamı

  1. kısıtlama, sınırlama (NOUN)

Örnek cümleler

  • The researchers had to work under severe time constraints to finish the project before winter. — Araştırmacılar, projeyi kıştan önce bitirmek için ciddi zaman kısıtları altında çalışmak zorunda kaldılar.
  • Budget constraints often prevent universities from investing in expensive laboratory equipment. — Bütçe kısıtlamaları, üniversitelerin pahalı laboratuvar ekipmanlarına yatırım yapmasını sıklıkla engeller.
  • The engineer must consider the physical constraints of the material before designing the bridge. — Mühendis, köprüyü tasarlamadan önce malzemenin fiziksel kısıtlarını dikkate almalıdır.

Eş anlamlıları: limitation, restriction, constraint, boundary

Zıt anlamlıları: liberty, autonomy, emancipation, unrestricted

Kökeni

Kişiyi veya bir durumu baskı altında tutma, sınırlandırma, zorunluluk veya kısıtlama durumu.

Seviye: C1