Boundary ne demek? Türkçe anlamı
Okunuş: /ˈbaʊndri/
Türkçe anlamı
- sınır (NOUN)
- kişisel sınır (NOUN)
Örnek cümleler
- The river forms the boundary between the two countries. — Nehir iki ülke arasındaki sınırı oluşturuyor.
- Please stay inside the boundary of the field. — Lütfen sahanın sınırları içinde kalın.
- You need to set clear boundaries with your coworkers. — İş arkadaşlarınla net sınırlar koymalısın.
Eş anlamlıları: border, limit, edge, boundary, scope
Zıt anlamlıları: core, middle, heart, overlap, merge, infinity, boundless
Kökeni
Eski Fransızca kökenli 'bound' (sınır çizgisi) kelimesine yer/alan bildiren '-ary' ekinin eklenmesiyle İngilizcede kurgulanmıştır. Bir mülkün, ülkenin veya soyut hakların bittiği o resmi 'sınır/limit hattını' tanımlar.
Seviye: B2