Conspicuous ne demek? Türkçe anlamı

Okunuş: /kənˈspɪk.ju.əs/

Türkçe anlamı

  1. dikkat çekici (ADJECTIVE)
  2. belirgin, bariz (ADJECTIVE)

Örnek cümleler

  • She wore a conspicuous necklace that drew all the attention. — Tüm dikkatleri üzerine çeken göze çarpan bir kolye takıyordu.
  • The building's architecture was conspicuous against the natural landscape. — Binanın mimarisi, doğal manzaraya karşı dikkat çekiciydi.
  • There was a conspicuous lack of effort in his presentation. — Sunumunda bariz bir çaba eksikliği vardı.

Eş anlamlıları: obvious, noticeable, apparent, evident, palpable, manifest

Zıt anlamlıları: unobtrusive, inconspicuous, subtle, hidden

Kökeni

Latince 'birlikte bakılan, dikkat çeken' (conspicere). Saklanması veya gözden kaçırılması imkansız olan, açıkça görünen, bariz.

Seviye: C1