Broken ne demek? Türkçe anlamı
Okunuş: /ˈbroʊkən/
Türkçe anlamı
- kırık, bozuk (ADJECTIVE)
- yıkılmış, kırgın (ADJECTIVE)
- bozulmuş, çiğnenmiş (ADJECTIVE)
- bozuk, kırık dökük (ADJECTIVE)
Örnek cümleler
- The broken vase lay in pieces on the floor. — Kırık vazo yerde parça parça yatıyordu.
- My car is broken, so I can't drive it. — Arabam bozuk, bu yüzden süremiyorum.
- After the news, she felt completely broken. — Haberi aldıktan sonra, kendini tamamen yıkılmış hissetti.
Eş anlamlıları: damaged, broken, ruined, wrecked, despondent, dejected, disheartened, depressed, violated, breached, infringed, faulty
Zıt anlamlıları: Intact, Whole, Complete, Functional, Operational, Working, Optimistic, Hopeful, Cheerful, Alert, Focused, Clear
Kökeni
'Brecan' (kırmak) eyleminin geçmiş zaman ortacıdır (brocen). Cermen *brukana- kökenlidir. Kırılmış, bozulmuş, işlevselliğini yitirmiş.
Seviye: A2
Bu kelime şu masallarda geçiyor