Broken ne demek? Türkçe anlamı

Okunuş: /ˈbroʊkən/

Türkçe anlamı

  1. kırık, bozuk (ADJECTIVE)
  2. yıkılmış, kırgın (ADJECTIVE)
  3. bozulmuş, çiğnenmiş (ADJECTIVE)
  4. bozuk, kırık dökük (ADJECTIVE)

Örnek cümleler

  • The broken vase lay in pieces on the floor. — Kırık vazo yerde parça parça yatıyordu.
  • My car is broken, so I can't drive it. — Arabam bozuk, bu yüzden süremiyorum.
  • After the news, she felt completely broken. — Haberi aldıktan sonra, kendini tamamen yıkılmış hissetti.

Eş anlamlıları: damaged, broken, ruined, wrecked, despondent, dejected, disheartened, depressed, violated, breached, infringed, faulty

Zıt anlamlıları: Intact, Whole, Complete, Functional, Operational, Working, Optimistic, Hopeful, Cheerful, Alert, Focused, Clear

Kökeni

'Brecan' (kırmak) eyleminin geçmiş zaman ortacıdır (brocen). Cermen *brukana- kökenlidir. Kırılmış, bozulmuş, işlevselliğini yitirmiş.

Seviye: A2

Bu kelime şu masallarda geçiyor