Broaden ne demek? Türkçe anlamı
Okunuş: /ˈbrɔːdən/
Türkçe anlamı
- genişletmek (VERB)
- genişlemek (VERB)
Örnek cümleler
- The committee decided to broaden the scope of the research project. — Komite, araştırma projesinin kapsamını genişletmeye karar verdi.
- We must broaden our understanding of global economic disparities. — Küresel ekonomik eşitsizlikler hakkındaki anlayışımızı genişletmeliyiz.
- Reading diverse literature can broaden one's intellectual horizons. — Çeşitli edebiyat okumak bir kişinin entelektüel ufuklarını genişletebilir.
Eş anlamlıları: expand, widen, diversify, broaden, extend, disperse, branch out
Zıt anlamlıları: narrow, restrict, confine, limit
Seviye: B2