Boundless ne demek? Türkçe anlamı
Okunuş: /ˈbaʊndləs/
Türkçe anlamı
- sınırsız (ADJECTIVE)
- uçsuz bucaksız (ADJECTIVE)
Örnek cümleler
- She has boundless energy. — Onun sınırsız bir enerjisi var.
- His curiosity seemed boundless. — Merakı sınırsız görünüyordu.
- We looked out over the boundless ocean. — Uçsuz bucaksız okyanusa baktık.
Eş anlamlıları: limitless, bound, infinite, boundless, unbounded
Zıt anlamlıları: restricted, confined, finite, tiny, meager, minimal
Kökeni
Sınırsız, uçsuz bucaksız.
Seviye: C1