Bound ne demek? Türkçe anlamı

Okunuş: /baʊnd/

Türkçe anlamı

  1. bağlı (ADJECTIVE)
  2. yönelmiş (ADJECTIVE)
  3. kesin, kaçınılmaz (ADJECTIVE)
  4. sıçramak (VERB)

Örnek cümleler

  • Her hands were bound behind her back. — Elleri arkadan bağlıydı.
  • The company is bound by strict regulations. — Şirket katı düzenlemelerle bağlıdır.
  • This ship is bound for New York. — Bu gemi New York'a gidiyor.

Eş anlamlıları: attached, connected, restricted, tied, headed, directed, aimed, bound, inevitable, certain, definite, bound to

Zıt anlamlıları: free, unbound, unrestricted, mobile, unrestrained, loose, lost, wandering, random, aimless

Kökeni

Üç farklı kökenin harika bir erimesidir: 'Bind' fiilinden gelen kök kurallarla 'bağlı/zorunlu' olmayı anlatırken; Eski Fransızca 'bodne' kökü sınır çizgisi çekmeyi (boundary) ifade eder; Eski Norsça 'buinn' (hazırlanmış/yola çıkmaya hazır) kökü ise belirli bir yöne doğru hareket eden araçları (homeward bound - eve doğru giden gibi) niteler.

Seviye: B2