Unscrupulous ne demek? Türkçe anlamı
Okunuş: /ˌʌnˈskruːpələs/
Türkçe anlamı
- vicdansız, ilkesiz (ADJECTIVE)
Örnek cümleler
- The unscrupulous businessman was willing to bend any rule for profit. — Vicdanı olmayan iş insanı, kâr uğruna her kuralı esnetmeye hazırdı.
- She accused him of making unscrupulous deals that harmed the local community. — Onu, yerel topluluğa zarar veren vicdansız anlaşmalar yapmaktan suçladı.
- The journalist exposed the unscrupulous practices of the political regime. — Gazeteci, siyasi rejimin ahlak kurallarını hiçe sayan uygulamalarını ortaya çıkardı.
Eş anlamlıları: immoral, corrupt, dishonest, unethical
Zıt anlamlıları: principled, ethical, moral, honest
Seviye: C1