Unpleasant ne demek? Türkçe anlamı
Okunuş: /ʌnˈplezənt/
Türkçe anlamı
- hoş olmayan, tatsız (ADJECTIVE)
- sevimsiz, huysuz (ADJECTIVE)
Örnek cümleler
- The weather was unpleasant, so we stayed indoors. — Hava pek hoş değildi, bu yüzden içeride kaldık.
- He gave an unpleasant look to his colleague. — Meslektaşına hoş olmayan bir bakış attı.
- The smell coming from the trash was unpleasant. — Çöpten gelen koku çok nahoştu.
Eş anlamlıları: unagreeable, displeasing, irritating, annoying
Zıt anlamlıları: pleasant, agreeable, comfortable, soothing, likable
Kökeni
'Pleasant' (hoş, keyifli) sıfatına 'un-' ön ekinin getirilmesiyle oluşturulmuştur. Kişiye rahatsızlık veren, can sıkan, tatsız, hoşa gitmeyen (koku, anı, insan) durumları tanımlar.
Seviye: B1