Substantiate ne demek? Türkçe anlamı
Okunuş: /səbˈstænʃɪeɪt/
Türkçe anlamı
- kanıtlamak, doğrulamak (VERB)
- belgelemek (VERB)
Örnek cümleler
- The historian must substantiate his claims with primary source documents. — Tarihçi, iddialarını birincil kaynak belgeleriyle kanıtlamak zorundadır.
- Could you substantiate your hypothesis by providing empirical data? — Hipotezinizi ampirik veriler sağlayarak doğrulayabilir misiniz?
- There is no evidence to substantiate these rumors. — Bu söylentileri doğrulayacak hiçbir kanıt yok.
Eş anlamlıları: affirm, corroborate, confirm, back up
Zıt anlamlıları: negate, contradict
Seviye: C1