Reticent ne demek? Türkçe anlamı
Okunuş: /ˈrɛtɪsənt/
Türkçe anlamı
- ketum, suskun (ADJECTIVE)
Örnek cümleler
- He remained reticent about his personal life, sharing only small details. — Kişisel hayatı konusunda ketum davrandı, yalnızca küçük ayrıntılar paylaştı.
- The witness was reticent and gave only vague answers to the police. — Tanık ketum davrandı ve polise yalnızca belirsiz yanıtlar verdi.
- Despite the party atmosphere, he remained reticent throughout the evening. — Parti havasına rağmen bütün akşam suskun kaldı.
Eş anlamlıları: reserved, taciturn, uncommunicative
Zıt anlamlıları: talkative, garrulous, loquacious, voluble
Kökeni
Latince 're-' (yoğunluk) ve 'tacere' (sessiz olmak) birleşimi olan 'reticere' fiilinin şimdiki zaman ortacından gelir. Düşüncelerini ve duygularını kolayca dile getirmeyen, sır saklayan, sessiz ve ketum kişi demektir.
Seviye: C1