Provoke ne demek? Türkçe anlamı

Okunuş: /prəˈvouk/

Türkçe anlamı

  1. kızdırmak, kışkırtmak (VERB)
  2. yol açmak (VERB)
  3. uyandırmak (VERB)

Örnek cümleler

  • Don't provoke the dog, or it may bite you. — Köpeği kışkırtma, yoksa seni ısırabilir.
  • He said it just to provoke me. — Bunu sadece beni kızdırmak için söyledi.
  • The controversial statement was designed to provoke a strong reaction among the public. — Tartışmalı açıklama, halk arasında güçlü bir tepki uyandırmak amacıyla tasarlanmıştı.

Eş anlamlıları: annoy, irritate, provoke, vex, bother, pester, tease, agitate, cause, trigger, bring about, spark

Zıt anlamlıları: calm, soothe, pacify, appease, reassure, prevent, avert, dampen, quell

Kökeni

"Provoke" kelimesi, kökenini Latince "provocare" fiilinden alır. Bu fiil, "ileri, öne doğru" anlamındaki "pro-" ön eki ile "çağırmak" anlamına gelen "vocare" fiilinin birleşiminden oluşarak "ileri çağırmak" veya "meydan okumak" anlamını taşır. Reviewer button

Seviye: B2