Oblivious ne demek? Türkçe anlamı
Okunuş: /əˈblɪv.i.əs/
Türkçe anlamı
- habersiz, farkında olmayan (ADJECTIVE)
Örnek cümleler
- He was so absorbed in his book that he was completely oblivious to the noise around him. — Kitabına o kadar dalmıştı ki etrafındaki gürültüden tamamen habersizdi.
- Drivers who are oblivious to traffic signs pose a significant danger to other road users. — Trafik işaretlerini fark etmeyen sürücüler, diğer yol kullanıcıları için ciddi bir tehlike oluşturur.
- She seemed oblivious to the fact that her harsh words had deeply hurt her best friend. — Sert sözlerinin en iyi arkadaşını derinden yaraladığının farkında değil gibiydi.
Eş anlamlıları: unaware, unconscious, oblivious
Zıt anlamlıları: aware, conscious, mindful, attentive, alert, observant, knowing, cognizant, perceptive
Kökeni
Latince 'oblivisci' (unutmak) kökünden türeyen 'obliviosus' (unutkan) kelimesinden gelir. Etrafında olup bitenlerden habersiz, dikkatsiz veya kayıtsız olma durumunu anlatır.
Seviye: C1