Minor ne demek? Türkçe anlamı

Okunuş: /ˈmaɪnər/

Türkçe anlamı

  1. küçük, önemsiz (ADJECTIVE)
  2. ikincil, yan (ADJECTIVE)
  3. reşit olmayan kişi (NOUN)

Örnek cümleler

  • The minor details were easily overlooked. — Küçük detaylar kolayca gözden kaçırılmıştı.
  • She suffered from a minor allergic reaction. — Hafif bir alerjik reaksiyon geçirdi.
  • It was a minor inconvenience, nothing to worry about. — Bu, endişelenecek bir şey olmayan küçük bir rahatsızlıktı.

Eş anlamlıları: small, little, insignificant, secondary, subsidiary, ancillary

Zıt anlamlıları: major, principal, large, huge, primary, main

Kökeni

Latince 'minor' (daha küçük, daha az), 'parvus' kökünün karşılaştırma biçimidir; 'minimus' ve 'minimize' ile aynı kökü paylaşır. Boyut, yaş, önem ya da derece bakımından daha küçük ya da ikincil planda olan; hukukta reşit olmayan kişi.

Seviye: B2