Minor ne demek? Türkçe anlamı
Okunuş: /ˈmaɪnər/
Türkçe anlamı
- küçük, önemsiz (ADJECTIVE)
- ikincil, yan (ADJECTIVE)
- reşit olmayan kişi (NOUN)
Örnek cümleler
- The minor details were easily overlooked. — Küçük detaylar kolayca gözden kaçırılmıştı.
- She suffered from a minor allergic reaction. — Hafif bir alerjik reaksiyon geçirdi.
- It was a minor inconvenience, nothing to worry about. — Bu, endişelenecek bir şey olmayan küçük bir rahatsızlıktı.
Eş anlamlıları: small, little, insignificant, secondary, subsidiary, ancillary
Zıt anlamlıları: major, principal, large, huge, primary, main
Kökeni
Latince 'minor' (daha küçük, daha az), 'parvus' kökünün karşılaştırma biçimidir; 'minimus' ve 'minimize' ile aynı kökü paylaşır. Boyut, yaş, önem ya da derece bakımından daha küçük ya da ikincil planda olan; hukukta reşit olmayan kişi.
Seviye: B2