Keepsake ne demek? Türkçe anlamı

Okunuş: /ˈkiːps.eɪk/

Türkçe anlamı

  1. hatıra, yadigâr (NOUN)

Örnek cümleler

  • This old watch was a keepsake from my grandfather. — Bu eski saat, büyükbabamdan kalan bir hatıra eşyasıydı.
  • She keeps all her childhood drawings as precious keepsakes. — Çocukluğundan kalma tüm çizimlerini değerli birer hatıra olarak saklar.
  • The seashell she found on their first vacation became a special keepsake. — İlk tatillerinde bulduğu deniz kabuğu, özel bir anı eşyası haline geldi.

Eş anlamlıları: memento, keepsake, souvenir, remembrance

Zıt anlamlıları: N/A

Kökeni

'Keep' (saklamak) ve 'sake' (uğruna) kelimelerinin birleşiminden oluşur; 'hatırasını saklamak için' (for the sake of keeping) ifadesinden türemiştir. Özellikle birine hatıra olarak verilen küçük hediye.

Seviye: C1