Hesitation ne demek? Türkçe anlamı
Okunuş: /ˌhezɪˈteɪʃən/
Türkçe anlamı
- tereddüt (NOUN)
- duraksama (NOUN)
Örnek cümleler
- He spoke with noticeable hesitation, suggesting he was unsure of the facts. — Belirgin bir tereddütle konuştu; bu, olgulardan emin olmadığını gösteriyordu.
- Her hesitation to commit was visible to everyone in the room. — Bağlanma konusundaki tereddüdü odadaki herkesin gözüne çarpıyordu.
- He overcame his hesitation and finally spoke his mind. — Tereddüdünü yendi ve sonunda ne düşündüğünü söyledi.
Eş anlamlıları: pausing, vacillation, indecision, pause, interruption, break
Zıt anlamlıları: certainty, conviction, continuity, flow
Kökeni
'Haesitare' (tereddüt etmek) fiilinin isim biçimi 'haesitatio'dan gelir. Kararsızlık anı veya süreci; tereddüt durumu.
Seviye: B2