Genuine ne demek? Türkçe anlamı

Okunuş: /ˈdʒen.ju.ɪn/

Türkçe anlamı

  1. gerçek, hakiki (ADJECTIVE)
  2. samimi, içten (ADJECTIVE)

Örnek cümleler

  • The laboratory tests confirmed that the artifact was a genuine relic from the Bronze Age. — Laboratuvar testleri, eserin Tunç Çağı'ndan kalma gerçek bir kalıntı olduğunu doğruladı.
  • The store guarantees that all the leather goods they sell are made from genuine Italian leather. — Mağaza, sattığı tüm deri ürünlerin hakiki İtalyan derisinden yapıldığını garanti ediyor.
  • Always purchase electronic components from authorized dealers to ensure you are getting genuine parts. — Orijinal parçalar aldığınızdan emin olmak için elektronik bileşenleri her zaman yetkili satıcılardan satın alın.

Eş anlamlıları: authentic, genuine, real, true, sincere

Zıt anlamlıları: artificial, fake, counterfeit, illusory, fabricated, mythical, phony, shallow, insincere, contrived

Kökeni

Latince 'gignere' (doğurmak). Doğal, saf, sahte olmayan, hakiki.

Seviye: B2