Frontal ne demek? Türkçe anlamı
Okunuş: /ˈfrʌntəl/
Türkçe anlamı
- ön, önden (ADJECTIVE)
- alın bölgesiyle ilgili (ADJECTIVE)
- doğrudan, cepheden (ADJECTIVE)
Örnek cümleler
- The building features a frontal facade that dominates the streetscape. — Bina, cadde manzarasına hakim olan bir ön cepheye sahiptir.
- The frontal view of the mountain range revealed its impressive symmetry. — Dağ sırasının ön görünümü, etkileyici simetrisini ortaya çıkardı.
- The frontal lobe of the brain is responsible for higher cognitive functions. — Beynin frontal lobu, daha yüksek bilişsel işlevlerden sorumludur.
Eş anlamlıları: anterior, frontal, forward-facing, head-on, forehead-related
Zıt anlamlıları: posterior, rear-facing, dorsal, caudal
Seviye: C1