Fret ne demek? Türkçe anlamı
Okunuş: /frɛt/
Türkçe anlamı
- endişelenmek, dert etmek (VERB)
- perde (NOUN)
Örnek cümleler
- She spent the entire night fretting about her upcoming presentation to the board of directors. — Tüm geceyi, yönetim kuruluna yapacağı sunum hakkında kaygılanarak geçirdi.
- Don't fret; everything will be fine. — Endişelenme; her şey yoluna girecek.
- The neck of the instrument was beautifully decorated with intricate pearl inlays between the frets. — Enstrümanın sapı, perdeler arasındaki karmaşık inci kakmalarla güzelce dekore edilmişti.
Eş anlamlıları: grieve, lament, mourn, fretboard, frets
Zıt anlamlıları: elated, joyful, cheerful, calm, composed, serene
Seviye: C1