Fret ne demek? Türkçe anlamı

Okunuş: /frɛt/

Türkçe anlamı

  1. endişelenmek, dert etmek (VERB)
  2. perde (NOUN)

Örnek cümleler

  • She spent the entire night fretting about her upcoming presentation to the board of directors. — Tüm geceyi, yönetim kuruluna yapacağı sunum hakkında kaygılanarak geçirdi.
  • Don't fret; everything will be fine. — Endişelenme; her şey yoluna girecek.
  • The neck of the instrument was beautifully decorated with intricate pearl inlays between the frets. — Enstrümanın sapı, perdeler arasındaki karmaşık inci kakmalarla güzelce dekore edilmişti.

Eş anlamlıları: grieve, lament, mourn, fretboard, frets

Zıt anlamlıları: elated, joyful, cheerful, calm, composed, serene

Seviye: C1