Fresh ne demek? Türkçe anlamı

Okunuş: /freʃ/

Türkçe anlamı

  1. taze (ADJECTIVE)
  2. yeni, başka (ADJECTIVE)
  3. tatlı, tuzsuz (ADJECTIVE)
  4. dinç, zinde (ADJECTIVE)

Örnek cümleler

  • The fresh air of the mountains was invigorating. — Dağların taze havası canlandırıcıydı.
  • I bought fresh bread this morning. — Bu sabah taze ekmek aldım.
  • Let's start with a fresh sheet of paper. — Yeni bir kâğıtla başlayalım.

Eş anlamlıları: crisp, brisk, warm, invigorating, clean, freshwater, brackish, saline-free, pure

Zıt anlamlıları: stale, humid, muggy, saltwater, brackish

Seviye: A2

Bu kelime şu masallarda geçiyor