Forerunner ne demek? Türkçe anlamı

Okunuş: /ˌfɔːrˈrʌnər/

Türkçe anlamı

  1. öncül, öncü (NOUN)
  2. haberci, belirti (NOUN)

Örnek cümleler

  • She was considered a forerunner in the field of renewable energy. — Yenilenebilir enerji alanında bir öncü olarak görülüyordu.
  • The invention was a forerunner to modern computing. — Bu icat, modern hesaplamanın öncüsüydü.
  • The smartphone was a forerunner to today's advanced mobile devices. — Akıllı telefon, günümüzün gelişmiş mobil cihazlarının öncülüydü.

Eş anlamlıları: precursor, herald

Zıt anlamlıları: follower, successor

Kökeni

"Forerunner" kelimesi, İngilizce "fore-" ön eki ve "runner" kelimesinin birleşimiyle oluşmuştur. "Fore-" ön eki, Eski İngilizce "fore" (önce, önde) kökenli olup Proto-Cermence "*fura" ve nihayetinde Proto-Hint-Avrupa dili "*per-" (ileri, boyunca) köküne dayanır. "Runner" ise Eski İngilizce "ryner" (koşan kişi) kelimesinden türemiş olup, bu birleşim "önden koşan" veya "öncü" anlamını taşır.

Seviye: C1