Falsehood ne demek? Türkçe anlamı
Okunuş: /ˈfɔːlsuːd/
Türkçe anlamı
- yalan, asılsız söz (NOUN)
- yanlışlık, asılsızlık (NOUN)
Örnek cümleler
- He was accused of spreading falsehoods about his rival. — Rakibi hakkında yalanlar yaymakla suçlandı.
- The documentary exposed the falsehoods in the politician's campaign promises. — Belgesel, politikacının kampanya vaatlerindeki asılsız iddiaları ortaya çıkardı.
- She realized the falsehood of her own assumptions. — Kendi varsayımlarının yanlış olduğunu fark etti.
Eş anlamlıları: lie, fiction, misrepresentation, untruth, inaccuracy, fallacy, falsity
Zıt anlamlıları: truth, fact
Kökeni
Latince 'falsus' (kasten aldatıcı) ve İngilizce '-hood' (durum eki). Gerçeğe aykırı olma hali; gerçekleri saptırma, sahtelik, kasti yalan ve uydurmaca durumu.
Seviye: B2