Factual ne demek? Türkçe anlamı
Okunuş: /ˈfæktʃuəl/
Türkçe anlamı
- gerçeğe dayalı, olgusal (ADJECTIVE)
- doğru, gerçeğe uygun (ADJECTIVE)
Örnek cümleler
- The report presented only factual data without any speculative claims. — Rapor, herhangi bir spekülatif iddia içermeden yalnızca olgusal veriler sundu.
- We must base our conclusions on factual evidence rather than mere conjecture. — Sonuçlarımızı sadece varsayımlara değil, olgusal kanıtlara dayandırmalıyız.
- His argument lacked any factual basis and was purely speculative. — Argümanı gerçeğe dayalı hiçbir temelden yoksundu ve tamamen spekülatifti.
Eş anlamlıları: true, concrete, actual, real, de facto
Zıt anlamlıları: de jure
Seviye: B2