Exotic ne demek? Türkçe anlamı

Okunuş: /ɪɡˈzɒt.ɪk/

Türkçe anlamı

  1. egzotik (ADJECTIVE)
  2. yabancı kökenli (ADJECTIVE)

Örnek cümleler

  • The museum's garden features a variety of exotic plants brought back from tropical rainforests. — Müzenin bahçesinde, tropikal yağmur ormanlarından getirilen çeşitli egzotik bitkiler yer alıyor.
  • Traveling to exotic destinations allows individuals to experience diverse cultural traditions and cuisines. — Egzotik yerlere seyahat etmek, bireylerin çeşitli kültürel gelenekleri ve mutfakları deneyimlemesine olanak tanır.
  • Critics praised the director's use of exotic locations and vibrant colors in the new film. — Eleştirmenler, yeni filmdeki egzotik mekanların ve canlı renklerin kullanımı nedeniyle yönetmeni övdü.

Eş anlamlıları: exotic, foreign, unusual, novel, invasive, alien, non-native

Zıt anlamlıları: ordinary, usual, familiar, native, indigenous, domestic, endemic, natural, autochthonous

Kökeni

Yunanca 'exo' (dışarısı). Yaşanılan topraklara ait olmayan, okyanusun ötesinden gelen; bu yüzden de yerel insana çok yabancı, sıra dışı, ilginç ve cazip görünen.

Seviye: B2