Exacerbate ne demek? Türkçe anlamı

Okunuş: /ɪɡˈzæs.ə.beɪt/

Türkçe anlamı

  1. kötüleştirmek, şiddetlendirmek (VERB)
  2. alevlendirmek, azdırmak (VERB)
  3. gerilimi tırmandırmak (VERB)

Örnek cümleler

  • The lack of medical resources will inevitably exacerbate the spread of the viral infection. — Tıbbi kaynak yetersizliği, viral enfeksiyonun yayılmasını kaçınılmaz olarak kötüleştirecektir.
  • Strict budget cuts could exacerbate the social inequality in the nation's urban areas. — Sıkı bütçe kesintileri, ülkenin şehir bölgelerindeki sosyal eşitsizliği şiddetlendirebilir.
  • Exposure to industrial smoke can exacerbate chronic respiratory conditions such as asthma. — Sanayi dumanına maruz kalmak, astım gibi kronik solunum yolu rahatsızlıklarını alevlendirebilir.

Eş anlamlıları: aggravate, intensify, worsen, exacerbate, escalate, heighten

Zıt anlamlıları: alleviate, mitigate, soothe, ease, lessen, reduce, calm, pacify

Kökeni

Latince 'ex-' (tamamen) ve 'acerbus' (keskin, acı, sert). Zaten can sıkıcı veya kötü olan bir hastalığı ya da krizi daha da acı/keskin hale getirmek, körüklemek, durumu ağırlaştırmak.

Seviye: C1