Exacerbate ne demek? Türkçe anlamı
Okunuş: /ɪɡˈzæs.ə.beɪt/
Türkçe anlamı
- kötüleştirmek, şiddetlendirmek (VERB)
- alevlendirmek, azdırmak (VERB)
- gerilimi tırmandırmak (VERB)
Örnek cümleler
- The lack of medical resources will inevitably exacerbate the spread of the viral infection. — Tıbbi kaynak yetersizliği, viral enfeksiyonun yayılmasını kaçınılmaz olarak kötüleştirecektir.
- Strict budget cuts could exacerbate the social inequality in the nation's urban areas. — Sıkı bütçe kesintileri, ülkenin şehir bölgelerindeki sosyal eşitsizliği şiddetlendirebilir.
- Exposure to industrial smoke can exacerbate chronic respiratory conditions such as asthma. — Sanayi dumanına maruz kalmak, astım gibi kronik solunum yolu rahatsızlıklarını alevlendirebilir.
Eş anlamlıları: aggravate, intensify, worsen, exacerbate, escalate, heighten
Zıt anlamlıları: alleviate, mitigate, soothe, ease, lessen, reduce, calm, pacify
Kökeni
Latince 'ex-' (tamamen) ve 'acerbus' (keskin, acı, sert). Zaten can sıkıcı veya kötü olan bir hastalığı ya da krizi daha da acı/keskin hale getirmek, körüklemek, durumu ağırlaştırmak.
Seviye: C1