Erudite ne demek? Türkçe anlamı
Okunuş: /ˈer.ʊ.daɪt/
Türkçe anlamı
- engin bilgili (ADJECTIVE)
Örnek cümleler
- The professor delivered an erudite lecture on the complex nuances of ancient Greek philosophy. — Profesör, antik Yunan felsefesinin karmaşık nüansları üzerine engin bilgiye dayanan bir ders verdi.
- Critics praised the author for her erudite analysis of the historical document. — Eleştirmenler, tarihi belgenin engin bilgiye dayanan analizi nedeniyle yazarı övdü.
- He is an erudite individual who can discuss almost any topic with great authority and clarity. — Neredeyse her konuyu büyük bir yetkinlik ve netlikle tartışabilen bilgili bir insandır.
Eş anlamlıları: erudite, scholarly, learned, knowledgeable
Kökeni
Latince 'e/ex-' (dışarı almak) ve 'rudis' (ham, yontulmamış kaba). Okuyarak zihnindeki o işlenmemiş kabalığı yontup dışarı atmış; kültürlü, bilge ve derin bilgi sahibi kişi.
Seviye: C1