Entice ne demek? Türkçe anlamı

Okunuş: /ɪnˈtaɪs/

Türkçe anlamı

  1. cezbetmek, ayartmak (VERB)

Örnek cümleler

  • Companies often use generous bonus packages to entice top talent away from their competitors. — Şirketler, en iyi yetenekleri rakiplerinden kendilerine çekmek için genellikle cömert ikramiye paketleri kullanır.
  • It is often easy to entice children with the offer of sweets and colorful toys. — Çocukları şeker ve renkli oyuncaklarla cezbetmek genellikle kolaydır.
  • The smell of fresh bread enticed us into the bakery. — Taze ekmek kokusu bizi fırına çekti.

Eş anlamlıları: tempt, allure, seduce, entice

Zıt anlamlıları: deter, discourage, dissuade, bore, disinterest, neglect

Kökeni

Büyük ihtimalle Latince 'titio' (yanan odun parçası) kökünden gelir. Birini yanan bir kütükle dürter gibi kışkırtmak; çekici vaatler sunarak ayartmak, baştan çıkarmak.

Seviye: C1