Dissipate ne demek? Türkçe anlamı
Okunuş: /dɪˈsɪpeɪt/
Türkçe anlamı
- dağılmak, yok olmak (VERB)
- dağıtmak, gidermek (VERB)
- boşa harcamak, savurmak (VERB)
Örnek cümleler
- The smoke began to dissipate in the cool air. — Duman, serin havada dağılmaya başladı.
- The initial excitement quickly dissipated after the concert ended. — İlk heyecan, konser bittikten sonra hızla azaldı.
- A few jokes helped dissipate the tension. — Birkaç şaka gerginliği gidermeye yardımcı oldu.
Eş anlamlıları: vanish, disperse, fade, scatter, diffuse, spend, consume, waste
Zıt anlamlıları: accumulate, gather, congregate, save, conserve
Kökeni
Latince 'her yöne savurmak, saçmak'. Bir bulutun, sisin veya insanın içindeki öfkenin havaya karışıp yok olması; veya parayı/enerjiyi çarçur etmek.
Seviye: C1