Disparage ne demek? Türkçe anlamı
Okunuş: /dɪˈspærɪdʒ/
Türkçe anlamı
- küçümsemek, kötülemek (VERB)
Örnek cümleler
- The critics disparaged the film's artistic merit despite its box office success. — Eleştirmenler, filmin gişe başarısına rağmen sanatsal değerini küçümsediler.
- He was accused of disparaging his colleague's achievements during the meeting. — Toplantı sırasında meslektaşının başarılarını değersizleştirmekle suçlandı.
- The opposition attempted to disparage the candidate's integrity with unsubstantiated rumors. — Muhalefet, kanıtlanmamış söylentilerle adayın dürüstlüğünü aşağılamaya çalıştı.
Eş anlamlıları: belittle, pick at, find fault with
Zıt anlamlıları: blandish, flatter
Seviye: C1